Yazılar

Toplumdan Bireye Öfke Kontrolü

 

Toplumsal öfke trafiğe nasıl yansımaktadır?

Toplumsal öfke siyasete nasıl yansımaktadır?

Trafikte patlayan öfkemiz, kontrolsüz tüketim alışkanlıklarımız, beklemek istemediğimiz banka sıraları, izlediğimiz şiddet içerikli haberler, meclisler, dizi veya filmler artan bir öfkelilik halimizi oluşturmaktadır. Hayatın her alanında karşılaştığımız öfke bireyden önce toplumsal yapıyı zedeleyen bir sorun haline gelmiştir. Çocukluk döneminde başlayan öfke kontrolü bulunduğu çevre ve kültürün etkisiyle onaylandığını hissettiği an bu öfkeyi artık otorite aracı olarak kullanmaya başlamaktadır. Öfke kontrolü yaşayan bireye çevresi tarafından, ‘’Aferin, aslansın hakkını savun, iyi yapmışsın.’’ gibi onay içeren cümleler çocukluktan yetişkinliğe kadar kabul görülen kültürel bir öfke ifadesini içinde barındırır. Öfke psikososyal bir olgudur. Öfke ‘’engellenme, incinme ya da gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi’’ olarak tanımlanır. Öfke doğal ve geçici bir duygudur. İnsanlarda gülmek, ağlamak, üzülmek gibi öfke de tamamen yok edilecek bir duygu değildir. Öfke kontrolü ise; öfkeyi doğru ifade edebilme becerisidir. Bireyler, kendi duygularını rahat bir şekilde ifade edip çevresi tarafından anlaşılmak ister. Eğitim, özdenetim, farkındalık, sorumluluk ile kişisel alt yapı öfkeyi doğru bir tepki haline getirilebilme düzeyini oluşturur. Birincil tepki çocuklarda daha öncede de değindiğim 2 yaş sendromunda kontrol edilmeyi kabul etmeme ve reddetme durumlarında öfke başlamaktadır. Aslında çocukluk döneminde öfkelerinin yanı sıra, çocuğun iletişimlerini, kendilerini ifade etmekte zorlandıkları için ikinci tepki olarak öfke başlamaktadır. Aile duygularımızın ilk odağıdır. Yetişkinlerde bulunan davranışlar çocukların duygusal yaşamını doğrudan etkiler. Toplum kendini büyük bir aile olarak gördüğünde öfke de azalacaktır. Öfkeyi kontrol etmenin amacı, insanın bu duygusunu saldırgan davranışlara dönüştürmeden ifade etme becerisi kazanmasıdır. Öfkeyi yok etmek mümkün değildir, ancak öfkeli anlarımızda tepkilerimizi, ifadelerimizi kontrol altına alabilmek mümkündür. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) düşüncelerimizin ne hissettiğimiz ve nasıl davranışımızı belirlediğini vurgulayan bir terapi şeklidir. Çocukluk döneminde BDT de gelişimsel özellikleri göz önünde bulundurmalı ve çocuğun direnç durumu gözetilmelidir. Kaygı ve öfke gibi olumsuz duyguların nedenleriyle bedenlerinde gerginlik hisseden çocuklara gevşeme teknikleriyle dinamik eğlenceli bir katılım gerçekleşebilir. Çocuğa öfkeli anında nefes eğitimi vermek elbette zordur ama yaratıcı oyunlar bu süreci hızlandırır. Örneğin: küçük su dolu bir bardaktan pipet kullanarak baloncuklar çıkarmak, mumlara üflemek, küçük yaş grupları için kullanabilecek uygun egzersizlerdir.

Gündelik hayatımızda tek başına yaşadığımızı sandığımız öfke aslında en az iki kişinin mutsuzluğuna sebep olmaktadır. Kendimizi ifade etmek biçimi her ne kadar önemliyse karşımızdakinin de ifadesi bir o kadar önemlidir. Çünkü öfke kontrolünü çoğu zaman karşımızdakinin bizi anlamadığını farz edip öfke düzeyimizi arttırırız. Öfke kontrol altına alındığında kimi zaman olumlu etkisini çıkarır. Kişiyi uyarıcı, koruyucu ve harekete geçiren işlevleri, duygusal yaşamın devamlılığı için önemlidir. Öfke birçok canlı yaşamında kendisine yönelik tehditlere karşı uyarması, kendisini korumak, yaşamda kalabilmek ve türünü sürdürebilmek için saldırgan davranışlar gösterir. Organizmayı korumacı olarak uyarırken, saldırganlık yönünü de bireylerin kendilerinin kontrol altına alması gerekir. Bazı insanların daha öfkeli olmasının nedeni; genetik, fizyolojik, sosyokültürel faktörlerdir.

Öfkeyle başa çıkma kültürel kodlarımızı da barındırdığı için teknikleri oldukça çeşitlidir. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:

*Öfkenizi sağlıklı bir şekilde aktarabilmek için öncelikle kendinizi tanımalı ve istekleri, sınırlarınızı bilmeniz gerekir. Kendi içerisinde duygu ve davranışlarında tutarlı bir bireyin, öfke ve stres yönetiminde iletişimi daha sağlıklı olmaktadır.

*Öfkeli bir insan, olayları istemeden farkında olmadan abartılı ve çarpıtılmış olarak algılar. Öfkeyi hangi durumun arttırdığını ve azalttığını gözden geçirmek gerekir.

* Tepki vermeden hızlı değerlendirmeler yapın ve bunun için pratik elde etmeye çalışın. Bir çeşit motor hareketlerinizi, düşüncelerinizden başlayarak otomatik tepkilerinizi iyileştirmeyi hedefleyin.

*’’Asla’’ ya da ‘’her zaman’’ , ‘’ eyvah her şey mahvoldu.’’ , ‘’ bu asla düzelmeyecek.’’ sözcükleriyle başlayan cümlelerinizi gözden geçirmek gerekir.

*Temel amaç; saldırganlıktan ve şiddetten uzak, bireyin hem kendisine hem de çevresine verdiği zararı engellemektir. Kişi amacına uygun bir şekilde ifade etmeyi kontrol altına almalıdır.

* Öfkenin kaynağı bir insana mı veya herhangi bir duruma yönelik mi bunun kaynağını fark edip hislerini açıklamalıdır.

* Öfkelendiren durumu kısaca açıklayıp objektif bir şekilde yorum katmamak önemlidir.

*Öfkenin giderilmesinin en etkin yollarından biri de mizahı devreye sokmaktır. Zihninizde ya da iletişimizde mizaha başvurarak çatışmanın yıkıcı etkisini azaltabilir.

*Sizi öfkelendiren bir durumla karşılaştığınızda aklınıza gelen tüm çözümleri, o anda size mantıksız gelse bile bir kenara yazın. Bir yere yazmak, tüm seçenekleri gözden geçirmek, plan yapmak öfkeyi kontrol altına almak için vakit kazandıracaktır.

*En odak noktamız dini inancımızdır. İnancımız gereği sabır, dua, abdest, yaratana sığınma, öfkeyi kontrol altına almada etkilidir. Analitik psikolojinin kurucusu Jung da dini inanç ve pratiklerin ruh sağlığına olumlu yönde katkıda bulunduğunu birçok kez ifade etmiştir. Cümlede ünlü psikiyatr sözünü duyunca geçerliliği daha fazla oluyor malumunuz (!)

* Senaryolar, akıl okumalar, felaket tahminleri yürütmeden yavaşlamak gerekir.

*Yavaşlayın.

* Derin bir nefes alın.

*1’den 10’a kadar sayın, hatta şarkı melodisi mırıldanın.

* Zihninizi rahatlatıcı güzel bir anıyı hatırlamak gerginliğinizi azaltmaya yardımcı olacaktır.

*Sadece yavaşlayın.

 

Ayşe YAZICI

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu