Yazılar

Literatürümüzdeki Kutsal Meslekler

Kutsal… Kadim zamanlarda: “Allah’tan geldik, çapımız yettiğince kendisini bu âlemde temsil ediyoruz.” anlamının çok dışında kullanılmaya başlandığı, kavramların içlerinin hepten boşaltıldığı bugünlerde herkes sırtına bir kutsal ceketi çekiyor. Yaptığı ya da yapmadığı işe –yanlış anlaşılmasın- bir kulp buluyor. Ne güzel be…

Bu “kutsal meslekler” meselesinde benim en çok dikkatimi çeken meslek imamlıktır. Adamın söylediğiyle cennete gidiyorsun daha ne olsun? Söylemediğiyle de cennete gidebilirsin, bu çok ince çizginin ilahiyat fakültelerinden yeni mezun olmuş nevzuhur imam arkadaşların iki dudağının arasında olması beni de bi çıtır tırsıtmıyor değil. Neyse tekfir olmayalım. Zamanında arkasında namaza durduğumuz bir imam arkadaşımızın: “Millet İngilizce öğreniyor, ne işiniz var bunlarla? Farz olan Arapçayı öğrenin.” sözünden sonra dine diyanete dair kurduğum cümlelere ekstra dikkat ediyor, hafazanallah bi denyoluk yapıp da farzı, vacibi, sünneti karıştırmamak adına gözüm açık davranıyorum.

Düşününce siz de az kutsal değilsiniz ey mühendisler. Sizin yaptığınız makine, alet, edavat, uçak, tank, paletle bu memleket savunmasını, sanayisini düzenlemiyor mu? Allah Allah bu düpedüz vatanseverlik? Vatanını sevmek de imandansa? Tebrikler sizin de kutsal bir mesleğiniz var. Sağlamasını yapalım mı? Gerek yok sizin matematiğiniz iyidir. Yani iyi olması lazım. Yoksa siz de güzelim sınav sistemimizde fizik yapmadan fizik bölümünü kazanan gençler gibi vasat matematikle mi mühendis oldunuz? Yok be, öyle değildir.

Kutsal mesleklerin en kutsalı. Yani “benim” diyen kutsalın bile nerden baksan on üç on dört mezûr geriden izleyebileceği bir meslek var ki o da hepinizin tahmin ettiği üzere öğretmenliktir. Öyle kutsal öyle kutsaldır ki ne yapsan sakıt olmaz kadr-u kıymetten. Yani şöyle söyleyeyim, altı ay masadan kalkıp ders anlatma. Yine kutsalsın. Kutsal değil miyim aga? İster yaparım ister yapmam. Bu millet de bu mesleğe vermiş kutsalı vermiş kutsalı be kardeşim.

Kusura bakma matmazel, o işleri geçeli çok oldu. Bütün dünya rasyonalizmin validesini ağlatıyor, eğitimi yeni tekniklerle kurguluyor, öğretmenliğe ve eğitime farklı bir bakış açısı getiriyorsa sen de oturup “ulan acaba ben niye kutsaldım?” diye düşünmen gerekiyor. Kurduğun yüzlerce cümlenin içinden yalnızca biri karşındakinin hayatını değiştiriyorsa o zaman oturur düşünür ve anlarsın yaptığın işin ehemmiyetini.

Bu da demek oluyor ki işini layıkıyla yapan herkesin mesleği kutsaldır ve bu yüzden alkış beklemez. Motor ustası işinde iyiyse o da kutsal bir iş yapıyor, evine ekmek götürüyor. Yazılımcı yazdığı kodla senin ülkende katma değer sağlıyorsa o da kutsal bir iş yapıyor. Doktor senin evladını hayatta kalmasına aracı olabilmek için gecesini gündüzüne katıyorsa onun da yaptığı iş kutsaldır.

Yaptığı işin farkında olup en iyisini ve en doğrusunu yapmaya çalışan her meslek grubuna minnetle…

Zülfikar Suncak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu