TarihYazılar

M.Ö. 209 Ne Anlama Geliyor?

Her sene olduğu gibi bu sene de Türk Kara Kuvvetleri kuruluşunun yıldönümünü kutladı. Bu sene 2229. yılını kutlayan şanlı Türk ordusu resmi kuruluş tarihini 28 Haziran, yıl olarak da M.Ö. 209 yılı olarak kabul ediyor ve armasında dahi bu tarihi taşıyor. Peki henüz 97 yaşında olan bir ülkenin ordusu kendisine kuruluş yılı olarak milattan önce bir tarihi neden seçer ve bunu kabul etmesi mantıklı veya doğru mudur?

Konuyu detaylı incelemeden önce belirlenen iki tarihi iyi incelemek gerekiyor. 28 Haziran ve M.Ö. 209 yılı. 28 Haziran Yeniçeri Ocağı’nın kuruluş günü olarak kabul ediliyor. Resmi kaynaklarda günden ziyade kuruluş yılı için bile net bir tarih verilemezken biz bu tezi 28 Haziran 1963 yılında Kara Kuvvetlerinin 600. kuruluş yılı kutlanmasından anlıyoruz çünkü 1363 yılı Yeniçeri Ocağı için verilebilen en net tarih durumundadır. Neden Yeniçeri Ocağı sorusunun cevabı ise ordu teşkilatının yapısı ile alakalı. Yeniçeri Ocağının kuruluşuna kadarki süreçte Türk orduları çoğunluğu süvari ve atlı okçu birimlerinden oluşan ve savaş dönemlerinde askerlik yapıp barış dönemlerinde çoğunlukla kendi meslekleri ve aileleriyle ilgilenen askerlerden oluşan yapıda ordulardı. Evet bu orduların belirli bir emir komuta zinciri, düzenli birlikleri ve yapıları vardı ancak bu orduların askerleri tek meslekleri askerlik olan ve bütün hayatını askeri eğitim ve düzen içinde yaşayan kişiler değildi. Yine bu orduların komutanları belirli bir eğitimden geçerek rütbe alan kişiler değil, bir Avrupa aristokrasisi kadar sert olmasa da belirli soylu ailelerden gelen ve savaş meydanlarında gösterdikleri cesaret ve kabiliyetleriyle rütbelerini alan kişilerdi. Yeniçeri Ocağıyla birlikte ilk kez Türk ordusu içinde daimî, kendine ait bir doktrini ve eğitimi olan piyade birliği oluşturuldu. Yeniçeriler çocuk yaştan itibaren tıpkı günümüzdeki askeri okullar gibi Enderun eğitimine alınarak tamamen askeri düzen ve yaşam tarzında eğitilmiş, tek hayatı askerlik olan piyade birlikleri olarak yetiştirilmiş ve ilk Türk düzenli ve daimî birlikleri olmuştu. Bu sebeple de günümüz Kara Kuvvetlerinin temeli olarak kabul görmeye devam ediyor. Ancak sene olarak da 1363 yılı seçilmesine en büyük itiraz yazar ve fikir insanı Hüseyin Nihal Atsız tarafından yapıldı. 15 Temmuz 1963 yılında Orkun Dergisi’nde yazdığı yazıyla 1363 yılına tepki gösteren Atsız; Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıktığı M.Ö. 209 yılını da ilk kez gündeme getirdi. 1968’de Yılmaz Öztuna tarafından dönemin Genelkurmay Başkanı Cemal Tura’ya konuyla ilgili öneri sunulsa da o dönemde bu öneri kabul edilmedi. 1973’te Nihal Atsız tarafından Ötüken dergisinde konunun tekrar açılması üzerine tekrar gündeme gelse de kabul görmesinin 12 Eylül dönemine kadar uzaması sebebiyle Atsız Bey maalesef önerisinin hayata geçişini göremedi.

Peki Mete Han’ın tahta çıktığı tarih olarak kabul edilen bir senenin Türk Kara Kuvvetleri açısından önemi nedir de kuruluş yılı olarak kabul görülüyor?

Burada Büyük Hun İmparatorluğu’nun bilinen en eski teşkilatlı Türk Devlet yapısı olmasından ziyade daha farklı bir yapılanmanın kurulması önemli. Mete Han’ın bugün dünyanın bütün ordularının temel düzeni olan onluk sistemin kurucusu olması ve Türk-Hun ordusunu da bu sisteme göre tasarlaması Türk Ordusunun ilk kez düzenli yapı oluşturması anlamına geliyor. Mete Han ordusunu 10 ar askerden oluşan birliklere bölerek dizayn etmişti. Bu onlukların başında birer onbaşı komutan olarak görev yapıyordu. On birliğin bir araya gelmesi yüzlük, on yüzlük de binlikleri oluşturuyordu. Bunların da başında yüzbaşılar ve binbaşılar vardı. On tane binliğin oluşturduğu birlik ise tümen olarak adlandırılmış ve başına tümenbaşılar geçirilmişti. Tümen o dönemde bir ordudaki en büyük birlikti. Bütün bu tümenler de direkt olarak Kağan’a bağlıydı. İşte bu ilk emir komuta zincirinin ve düzenli birliklerin kurucusu Mete Han’ın Hun tahtına çıkışı bugün Türk Kara Kuvvetlerinin temeli olarak kabul edilmektedir.

Bugün her ülke kendi kökenini götürebildiği kadar eskiye götürmek ister. Rusya Federasyonu halen SSCB ve Kızıl Ordu’nun mirasını resmi olarak kullanıyor. İngiltere’de halen Kraliyet Donanması ve Kraliyet Hava Kuvvetleri faaliyetine devam ediyor. Yapısında gerçekleşen iki önemli değişikliğin tarihini kendisi için yıldönümü olarak harmanlaması da Türk Ordusu’nun kendisini sadece bir devletin kolluk kuvveti değil, bütün tarihsel mirasını kabul edip asırları aşan geleneğine sahip çıkması anlamını taşıyor. M.Ö. 209 tarihini de bu bağlamda Türk Ordusu’nun dolayısıyla da Türk Devleti’nin kökenlerini ne yaşadığı coğrafyaya ne de 300-500 yıllık akıllara sınırlamadığının en net göstergelerinden biri olarak göğsünde gururla taşımaya devam ediyor. Nice 2000 yıllara…

Alperen Köse

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu