Soru-Cevap

Katısı Sıvısının Üzerinde Yüzen Tek Madde Hangisidir?

İlginç bir soru değil mi? Bu ilginç sorunun cevabı “su”dur. Peki ya nasıl? İşte cevabı:

Düşünmeye bol bol vaktimizin olduğu bu günlerde bizde merak ettiklerinizi cevaplandırmaya devam ediyoruz.

Su; yanıcı olan hidrojen ile yakıcı olan oksijen atomlarından bir araya gelmesine rağmen söndürücü özelliği olması ile bilinen ve eşsiz daha birçok özelliğe sahip bir sıvıdır. Suyun mucizeleri tabi ki bununla sınırlı değildir.

Bütün sıvılar dipten donmaya başlarken su yüzeyden donmaya başlar. Bu durum adeta Allah’ın bir lütfudur. Eğer su yüzeyden değil de dipten donmaya başlasaydı ne olurdu? Göl, deniz vb. sularda yaşayan canlılar donarak telef olurlardı. Özellikle bu sebeple suyun yüzeyden donmaya başlaması ekolojik denge için oldukça önemli. Gelelim bilimsel açıklamasına; su yapısı gereği yavaş soğur ve ısınır. Havaların güzelleştiği bugünlerde aklımıza gelen ilk örnek deniz veya havuzdur. Günün ilk saatlerinde soğuk olan deniz, öğlende ılınır ve akşama doğru ısınır. Yine bu özelliği sayesinde canlı hayatını dengede tutar. Yapısı gereği molekülleri arasında kendine has bir etkileşimi vardır. Molekül içinde kovalent bağ molekülleri arasında ise hidrojen bağları içerir.

Maddeler soğutulduğunda taneciklerin ortalama kinetik enerjileri düşer. Bu da hacminin azalmasına ve yoğunluğunun artmasına sebep olur. Molekülleri soğudukça suyun da diğer sıvılar gibi yoğunluğu düşer. Fakat sıcaklık 4C  ye düştüğü zaman işler biraz değişir. Sıcaklık 4C  ye ulaştığında su moleküllerinin arasındaki hidrojen bağları ile moleküllerin kinetik enerjisi eşitlenir. Peki bu ne demek? Bu su kütlesinin mümkün olduğu en düşük hacim ve en yüksek yoğunluğa sahip olduğu an demek. Suyu diğer sıvılardan ayıran nokta burasıdır. Diğer sıvılar 4C ’nin altına düşmeye başladıklarında kinetik enerjilerinin düşmesi ile molekülleri birbirlerine yaklaşmaya başlar. Bizim üşüdüğümüzde büzüşmemiz veya birbirimize sarılmamız gibi düşünebiliriz. Fakat su molekülleri birbirine yaklaşmak yerine düzgün ve boşluklu yapılar oluşturarak hacmini arttırır. Donma noktasına (0 ye) ulaştığında ise içi boş, altıgen kristalize bir yapı oluşturur. Bu da buzun yoğunluğunun sudan daha düşük olmasına sebep olur. Bu başka hiçbir sıvıda gözlemlenmez.

Göllerin sığ kesimlerinde su kütlesi daha az olduğundan donma olayı sığ kesimlerden başlar ve merkeze doğru devam eder. Buzun yoğunluğu da sudan küçük olduğu için buz kütlesi suyun yüzeyinde kalır ve dibinde ise 4C  olan su kalır ve bu sayede canlılar yaşamlarına devam edebilirler. Bu gerçekten mucizevi bir şeydir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu