Kültür - MedeniyetToplumYazılar

Çatal Yürekli Kartallar: Efeler

 

Günümüz Türk folklorunun en önemli parçalarından biri kuşkusuz Efe ve Zeybek kültürüdür. Başta Ege bölgesi olmak üzere neredeyse bütün Batı Anadolu kendi efesine; onun hikaye ve efsanelerine sahiptir. Sadece bölgesel bir kültürel öğe ve halk oyunu olmanın ötesinde başta Kuva-i Milliye ve Kurtuluş Savaşı olmak üzere Türk tarihinin de önemli bir motifi olarak hala varlığını sürdürmektedir.

Efe sözcüğünün kökeni konusunda çeşitli kaynaklarda karşımıza “ece, ebe, aba, efendi, ephesus, efeb, aka” biçimlerinde çıkmaktadır.

ECE: Eski Türklerde kağan ya da prenseslere verilen bir unvandır.

EBE, ABA: Üstelik “Apa.” Apa Karlukça da Aba ise Oğuzca da “Ana” demektir

EFENDİ: Sahip okuma yazma bilir.

EFEB: Efe, Efeb den gelir yani genç delikanlı demektir.

Zeybek sözcüğü etimolojik olarak Cumhuriyet Ansiklopedisinde, ‘’Ege olaylarında daha çok köylerde ve çiftliklerde yaşayan eski bir Türk kabilesinden olan bir kısım halk. Kendilerine özgü giyimleri ve oyunları vardır.’’ şeklinde tanımlanmaktadır.

 

Neden Zeybek Olurlardı?

Batı Anadolu’da neredeyse her kasaba hatta köyün kendi efesi vardır. Kimileri sadece belli bir çevrede tanınan kimisi ise neredeyse ulusal figür haline gelen bu isimler arasında çoğu zaman aslında sadece çetecilik yapan, dağlarda belli bölgeleri mesken tutup kimi zaman halkın yanında kimi zamanda sırtında olanlarına rastlamak da mümkündür. Cumhuriyet dönemine kadar yüzyıllar boyunca devam eden bu kültürün altında elbette ki coğrafi ve tarihi sebepler vardır. Feodallerin, ayanların ve paşaların zamanla devlet otoritesinin güçsüzlüğünden yararlanarak halka eziyet etmesine karşı kimi eşraf yoksul, atılgan, yiğit gençleri kandırıp dağa çıkarırdı. Yerel halka karşı Osmanlı yönetimsizliği yasaların uygulanmasına önem vermeyen yönetim amirlerinin var oluşu, eşraf, mültezim, tahsildar gibi kişilerin baskıları da genellikle ailesi ve sevdiklerine zarar verilmiş hatta katledilmiş; kaybedecek bir şeyi kalmayan veya yerel yönetimle başı belaya giren kişilerin silahlanıp dağa çıkmasına vesile olurdu.

 

Nasıl Efe, Zeybek olunurdu?

Belirli sebeplerden dağa çıkan gençler kendilerine bir zeybek grubu seçerdi. Efe genci kızan olarak yanına almayı kabul ederse sıradan bir tören yapılırdı. Kızan önce Efesinin eteğini öperek önderliğini tanımış ve saygı göstermiş olurdu. Sonra bulunan diğer Zeybeklerin boynuna sarılarak onlara sevgi ve bağlılığını gösterirdi. Daha sonra Efesine ve zeybek arkadaşlarına karşı silah kullanmayacağına efesinin buyruklarına uyacağına yemin eder ve yetiştirilmek üzere zeybeklere teslim edilirdi.

 

Zeybeklerin Silahları

Ateşli silahlar bulunmadan önce eski zeybeklerin kesici silahlar kullandıklarını sanıyoruz. Bunlar kılıç, teber, pala, kulaklı yatağan bıçağı, ve kama gibi silahlardı. Kulaklı yatağan bıçağı, işlemeli kını içinde zeybeğin beline taktığı silahlığa [kütüklük] sokulurdu. Kamalar ise tozluk ya da kepmen adı verilen meşinden dizliğe sokulurdu. Meşe adı verilen çubuk yatağan bıçak ve kamayı bilemek için taşınırdı.

Günümüzde tarihi 19. yüzyıl sonlarına uzandığı düşünülse de Efe kültürünün çok daha eski yıllara dayandığı yapılan tarihi araştırmalar ile de aşikardır. Kimi zamanlar zorbaların yaptıklarını perdelemek için kullandığı bir sıfat olsa da Efeler ve Zeybekler genellikle yerel idareci ve asi-çeteci gruplara karşı halkın kendi içinden çıkardığı kişilerle kendini koruma ve karşı koyma refleksiyle ortaya çıkardığı gruplar olarak var olmuşlardır ki bugün Batı Anadolu kültüründe tartışma konusu yapılamayacak kadar büyük isimler olarak toplumsal hafızada varlıklarını sürdürmektedirler. Onlar gerektiğinde millet için devlete dahi karşı duran, yeri geldiğinde devlet için düşmanla kendi imkanlarıyla gönüllü olarak savaşmış kahramanlardır. Yaşar Kemal’in de dediği gibi “Efelik Egede, kökü ta ötelere, derine dayanan bir gelenekti. Osmanlıdan, Bizans’tan daha eski. Belki de bu dağlar dağ olalı zeybeksiz kalmamıştı.”

 

Alperen KÖSE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu