İlahiyatYazılar

Paganizm’den Hristiyanlığa : Noel Gerçeği

Tarih bilgi ve belgeler toplamıyla konuşulur. Lakin bizde durum biraz daha farklı. Biz tarihi sloganlar ve ideolojiler üzerinden konuşup yorumluyoruz. Bu sebeple de bazı şeyleri yorumlarken de sloganların gölgesinde kaldığımız aşikâr.

Üzerine konuşmanın tam dönemi. Ama dediğim gibi sloganlarla değil bilgiler, tarih ve teoloji ekseninde.

Merry christmas, noel ve yılbaşı…

Birçok insan bu üçünün aynı şey olduğunu düşünür. Oysa ki değil. Merry Christmas dediğimiz tamlama “İsa’nın mutluluğu” çevirisiyle açıklanabilir ya da Christ’s Mass kelimesini İsa Ayini olarak da nitelendirebiliriz. Yani Noel dediğimiz şey Hristiyanların, İsa’nın doğumunu kutladıkları bayramın adıdır.

Merry kelimesinin karşılığı mutluluk, neşe; Christmas kelimesinin çevirisi Noel olarak karşımıza çıkıyor sözlüklerde ama değil. “Christ” kelimesi eski Hristiyanlarda Mesih anlamında kullanılıyor. Hatta İsa’ya iman eden ilk dönem Antakyalılarına da “Mesih Yanlısı” anlamına gelen “Chrstiyanos” deniliyor. Bugün ise bu kelimenin bizim dilimizde telaffuzu “Hristiyan” şeklinde yer alıyor.

Hristiyanlar 24 Aralık’ı 25 Aralık’a bağlayan gece İsa’nın doğumu olarak kabul ediyorlar. Hristiyanlar Noel’den uzun zaman önce başlıyorlar kutlamalara. Doğu kiliselerinde Aralık başında başlayan kutlamalar 6 Ocak’a kadar devam ederken Batı Kiliselerinde Kasım sonu başlayan Noel kutlamaları 25 Aralık gecesine kadar devam edebilir.

Bir çoğumuz Noel ve yılbaşı meselesini bir arada değerlendiriyor ve birbirinden farklı şeyler olduğunu bilmiyoruz. Noel kutlamalarının hemen ardından yılbaşı geldiği için bu iki mesele bizim zihnimizde birbiriyle bağdaşık bir hal almış olsa da gerçek öyle değil.

Burada bir gerçek daha var ki İsa’nın doğumu da 25 Aralık değil. Roma Hristiyanlığı kabul etmeden önce Paganizme mensuptu ve Pagan inancından Hristiyan öğretilerine dönmeleri hiç de kolay olmadı. Birçok geleneklerini Hristiyanlığa taşıdılar. Paganlar henüz Hristiyan olmadan önce 24 Aralık ile 1 Ocak arasını Güneş Tanrısı Mirta’ya atfedip kutlamalar yaparlardı. Aslında Noel’in düşüncesi de paganist unsurların üzerine kurulu.

Çünkü İsa’nıın doğumu olarak 25 Aralık’ın kutlanması da 4.yy’da başlayan bir uygulama. Bizans İmparatoru Konstantinos’un, Hristiyanlığa girişinin ardından Hz. İsa’nın doğum gününün ne zaman olduğu bilinmediğinden bu tarih onun resmi doğum günü olarak ilan edildi. Böylece eski bir Putperest-Pagan adeti, “İsa bizim güneşimizdir” sloganıyla resmen Hristiyanlığa geçmiş oldu.

Ancak burada bir ek bilgiyi de sunmadan geçemeyeceğim.

Kur’an’ı Kerim’de İsa’nın doğumu hakkında Meryem Suresi 23-25. ayetlerde: “Doğum sancısı onu (Meryem’i) bir hurma ağacına (dayanmaya) sevk etti. «Keşke, dedi, bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!» Aşağısından (melek) ona şöyle seslendi: «Tasalanma! Rabbin senin alt yanında bir su arkı vücuda getirmiştir.» «Hurma dallarını kendine doğru çek ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün»”

Bu ayetten anlaşıldığı gibi Hz. İsa’nın doğumu da hurmaların dallarında olgunlaştığı bir mevsime denk gelmektedir ki bu mevsimlerde ilkbahar aylarıdır.

Miladi takvimin başlangıcı olarak da İsa’nın doğumu kabul edilir. Dolayısıyla bir karmaşa da buradan çıkmaktadır. Miladi takvimin ilk günü olan 1 Ocak bu işin neresindedir? hiçbir yerinde…

Görüldüğü üzere Pagan inançların ve etkilerin sonradan Hristiyanlaşan Roma halkı tarafından yeni dinleriyle sentezlenmesi sonucu ortaya çıkan bu kargaşanın gerçekle uzaktan yakından alakası bulunmamaktadır.

Peki ya Noel Baba?

Hristiyanlara göre Noel Baba M.S. 300-400 yıllarında Antalya’da yaşamış ve 6 Aralık 342’de öldüğüne inanılan Aziz Nikola adında efsanevi bir Hıristiyan azizidir.

Hayatı çeşitli efsanelerle süslenen Aziz Nikola için Noel Baba olma efsaneleri anlatılır. Noel Baba dediğimizde hepimizin gözünün önüne kızaklara ve ren geyiklerine binen, karlar içerisinde dolaşan bir adam geliyor. Peki bahsettiğimiz Antalya bölgesinde böyle bir yaşam tarzı mevcut mudur? Tabiki hayır.

Noel Baba, Kuzey Avrupa ya da İskandinav ülkelerinin bir mitolojisinden ibarettir aslında. Ve bundan bir adım öteye geçmesi de mümkün değildir. Aziz Nikola ile de uzaktan yakından alakası yoktur. 20. yy’ın bir pazarlama uydurması olan bu meselenin konu başlığı tamamen ticari diyebilirim.

Zira günümüzde bilinen kırmızı kaftanlı Noel Baba resimleri 1931 yılında dünyaca ünlü meşrubat markası Coca Cola’nın kış aylarında satışlarını arttırmak için kullandığı ve kendi markasının renkleri ile resmettirdiği bir reklam maskotudur!

Tüm bu meselelerden sonra yılbaşı?

Bugün ise yılbaşının kutlama şekline bakıldığında, dini bir kutlamadan çok ekonomik, kültürel ve siyasi bir içerik kazandığı görülüyor açıkça. Christmas tarihlerinin yılbaşına yakın olması büyük eğlence sektörü yöneticileri tarafından fırsat biliniyor ve hepsi bir karma eksende tarihler birleştirilerek uzun günler süren bir kutlama haline getiriliyor.

Yeni yılın gelişini kutlamak başka bir mesele. İsa’nın doğumunu veya Noel’i kutlamak başka.

Yani Christmas’ın, Noel’in ve yılbaşının aslında birbiri ile hiçbir alakası yok. Hatta kendileriyle bile alakası yok.

Yanlış anlaşılmaktan korkmadan yazı yazamaz hale geldim son zamanlarda. O yüzden bu açıklamayı da yapmadan geçemeyeceğim. Yeni yılın kutlanmasını meşru hale getirmiyorum burada. Zira yılın ilk günü olması veya yeni bir yılın başlıyor olması benim için takvim değişikliğinden başka hiçbir şey ifade etmiyor. Eskisinden ne gördük ki yenisini kutlayalım desem yeridir. Ancak bu karışıklığın da izahatını malum tam da zamanında yapmak istedim.

Meseleye İslami açıdan da bakacak olursak şöyle diyebilirim.

Bu konuda benim referansım Peygamber as.’ın şu sözleridir. “Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin.”

Bu düsturla geride bıraktığımız yıla mülhem meseleleri de göz önünde bulundurarak umarım yenisi eskisini aratmaz diyerek sonlandırıyorum yazımı. Sağlıcakla kalın…

Yakup Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu