EdebiyatYazılar

Doğanın Arşimet’i Örümcekler

Bugün ki yazımızda sizlere örümceklerden bahsedeceğim. Hemen hemen her gün evlerimizde karşımıza çıkan örümcekler oluşturdukları ağlar ile ilgimizi çekiyor. Üç boyutlu düşünebilme becerisi gerektiren geometrik şekilleri tek seferde neredeyse yanlışsız oluşturabilen, ölçüm yapmadan, proje tasarlayabilen, her biri birer mühendis mimar ve matematikçi olan örümcekler dünyanın en sağlam malzemesi olan bu ağları üretebiliyorlar. Bulundukları konum ve koşullara uygun çeşitli ağlar (iplik) üretmeyi başarıyorlar.

Yaklaşık 40.000 türü olan bu canlılar, avlamak, yumurtalarını bırakmak ve dış tehlikelere karşı korunmak amacıyla ağ üretiyorlar. Örümcekler zorlanmadan ördükleri o tasarım harikası ağlarını, biz bulundukları tozlu köşeleri temizleyene kadar hayatlarına sessiz bir şekilde devam ediyorlar. Örümcek ağlarının biz onlardan kurtulmaya çalıştıkça nasıl hala o köşelere yapıştıklarını hiç merak ettiniz mi?

Örümceklerin ağlarında çok yüksek miktarda düzenli bir şekilde dizilmiş protein bulunmaktadır. Protein dışında az miktarda şeker ve yağ (lipid) gibi organik yapı taşları ve çevresel faktöre bağlı olarak belirli miktarda su da içermektedir. Bir örümcek, ihtiyacına göre değişik esneklik ve dış etkilere karşı iç kuvvete sahip ağlar üretebilir. Öyle ki ağlar ne kadar çekilirse eski konumuna dönecek kadar esnektir. En çok dikkatimizi çeken şey örümceklerin ürettikleri ağların, hem bir çelikten iki kat daha dayanıklı olması hem de çelikle kıyaslanamayacak kadar esnek olmasıdır. Bu yüzden örümcek ağları kurşun geçirmez yeleklerde kullanılan “Kevlar” adlı sentetik malzemeden 10 kat fazlası kadar darbeyi emebiliyor.

Örümceklerin yaptığı şekiller birer geometri ustası olduklarını kanıtlar niteliktedir. Ağının her bir parçasında matematiksel oran bulunduruyor olması özellikle ilgimizi çekmektedir. Öyle ki oluşturdukları şekiller Arşimet Spirali’ne örnek olarak tanımlanmıştır. Arşimet Spirali; iki boyutlu düzlemde, orijinden dışa doğru açılan ve sabit açısal hızla dönmekte olan bir doğru üzerinde, sabit hızla dışarıya doğru ilerleyen bir noktanın izleyeceği eğridir. Bu durumu örümceklerin ağlarını örerken izlersek görebiliriz. Örümcekler ilk önce arka kısımlarından bir ipek lif salarak, hava akımıyla birlikte uçuşup bir yere takılmasını beklerler. Bu ipek lif köprü görevini gören bir hat oluşturur. Bu hattın üstünden aşağı doğru iner ve teli bir Y şekli oluşturacak biçimde sabitleştirir. Ortaya çıkan bu Y şekli ağın iskeletedir. Temel iskeleti oluşturduktan sonra her biri merkezde sabitlenmiş radyal (merkezden dışa doğru) teller oluşturmaya başlar. Geri kalan yarıçapları doldurmak için farklı yönlere doğru sabit açılarla, aynı oran ve hareketlerle ağ örmeyi tamamlamayı başarır.

Doğada gözlemlenen birçok canlıdan biri olan örümceklerin bu özellikleri bilime ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Doğadan alınan ilhamlar ile bilimin gelişmesini takip edip sizlere aktarmaya devam edeceğiz. Bilimle kalın.

Yasemin Adıyaman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu