Bilim-TeknolojiYazılar

Yıldönümünde Seka Kağıt Üretimi

Kurtuluş savaşı bitmiş, cumhuriyet ilan edilmiştir. Yaşanan onca acıya ve kayba rağmen Türk milleti tekrar ayakları üzerine kalkmak istemekte, çok pahalıya mal olan özgürlüğünü ilelebet korumanın iktisadi bağımsızlıktan geçmekte olduğunu çok iyi bilmektedir. Öyle ki daha Cumhuriyetin ilanından önce hatta Lozan Barış Antlaşması dahi imzalanmadan Mustafa Kemal Paşa İzmir’de bir iktisat kongresi toplanmasını istemiş ve yeni Türkiye’nin iktisadi yol haritasını oluşturmak istemiştir. Açılış konuşmasında ise “Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa, meydana gelen zaferler devamlı olamaz!” diyecektir.

O yıllarda maalesef ülkemizde bir sanayi alt yapısı olmadığı için hemen hemen her konuda dışa bağımlılığımız söz konusuydu. Bu durum Osmanlı Devleti’nin yıkılmasında en büyük rolü oynayan faktörlerin başında geliyordu.

Bunun herkes farkındaydı ve bir an önce milli ekonomi kurulmalı, başta temel ihtiyaç ürünlerimiz başta olmak üzere hammaddesi yurt içinde bulunan ürünlere dair sanayiler, fabrikalar faaliyete geçmeli ve ithalat bağımlılığından kurtulmalıydık.

Yağ, şeker, dokuma, çimento, havagazı, mühimmat, askeri malzeme, süt, şişe cam, demir çelik, bez fabrikaları, barajlar, uçak fabrikaları derken doludizgin devam eden sanayileşme hamlesine bir yenisi eklenmeye karar verilir.

O sırlarda tahsilini İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde tamamlamış daha sonra Almanya ve Fransa’da yüksek tahsilini yaparak kâğıt uzmanı ünvanını almış genç bir Türk kimyager idealist bir fikirle Türkiye’nin kâğıt tüketimindeki dışa bağımlılığa dikkat çekerek ülkemizde bir kâğıt fabrikasının kurulması için girişimlerde bulunmuş ve dönemin önemli isimlerinden olan Celal Bayar’ın desteğini kazanmıştı.

Bu kişi Mehmet Ali Kağıtçı idi. Başlarda işi hiç kolay olmadı. Tahmin edebileceğiniz gibi yurt dışından ve yurt içindeki işbirlikçi aydınların karalama ve dezenformasyon çabaları hükümeti de etkilemiş ve bu girişim askıya alınmıştı.

Celal Bayar ve Mehmet Ali Kâğıtçı yılmamışlar ve gayretlerini sürdürmüşlerdir. Özellikle Celal Bayar, Mustafa Kemal’in güvendiği bir iktisatçı olması hasebiyle Gazi’yi ikna etmeyi başarmıştı.

Üretimi devlet programına alınan ve devlet himayesinde (Sümerbank) kurulmasına karar verilen kâğıt fabrikasının yeri olarak İzmit uygun görüldü ve 1934 yılında fabrikanın temeli atıldı. 1936 yılında fabrikanın inşaatı bittiğinde müdür olarak da Mehmet Ali Kâğıtçı atandı. Yurt dışından montaj malzemeleri ve uzmanlar da getirildi ama fabrikanın montaj çalışmaları bir süre daha devam etti. Nihayetinde 18 Nisan 1939 tarihinde fabrika ilk kâğıt üretimini başarıyla gerçekleştirdi. Sonrasında bir dizi daha kâğıt ve selüloz fabrikaları açıldı ve tüm bu işletmeler SEKA adı altında birleştirildi. Bundan tam 83 yıl önce bu topraklarda ülkemizin ilk kâğıt üretimi gerçekleştirildiğinde şüphesiz Mehmet Ali Kağıtçı’dan daha mutlu bir kişi olmamıştır. Hayatını kâğıt üretimine ve genç cumhuriyetin kalkınmasına adamış bu idealist mühendis duygularını şöyle ifade edecektir. “Yaşamak için ekmek ne ise düşünmek için kâğıt odur.”  Var olsun, Ruhu Şad olsun…

Emrah ÖZTÜRK

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu