Bilim-TeknolojiYazılar

Müsilaj – Deniz Salyası Nedir?

 

‘’Kıyıda gördüklerimiz buz dağının tepesi, buzdağı aşağıda’’

Birden kulak kesildim bu söze, belgesel tarzında video paylaşımı yapan bir youtube kanalıydı. Konu son zamanlarda Marmara denizinde kendisini gösteren ve sıkça duymaya başladığımız Müsilaj, diğer adıyla Deniz Salyası. Konu hakkında görüşleri ve yaptığı çalışmalar hakkında bilgi vermeye çalışan konuk On Yedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Profesör Mustafa Sarı. Belki daha fazlası var anlatacaklarının, bazen neresinden başlanır nasıl anlatılır bilinmez zamanlar olur ya, öyle bir tavrı vardı hal ve hareketlerinin. Mustafa hocamızın müsilajla ilgili ilk aktarımları şeffaf, sümüksü yapıda, su içerisinde tül gibi uzanan bir yapıya sahip. Deniz sihirbaz değil diyerek ekledi. Ne demek istedi şimdi hoca? Yani elimize her geçirdiğimiz çöpü malzemeyi atalım, deniz sihirbaz gibi onu yok etsin temizlesin diye bir kanun yok demek istiyor.
Ekosistemlerde bedelsiz yarar yok. İşi en güzel özetleyen kısım belki de burası. Bize düşen bedel yalnızca ekosistemin kendini korumasına yardımcı olmak. Bilim- kurgu filmlerindeki gibi iklim değiştirme gücümüz ya da yeteneğimiz yok. Marmara denizinde yaşanan bu olayla ilgili karar vermemiz gerekiyor. Ya yaşamasına yardımcı olacağız, ya da ölmesini seyredeceğiz.
Denizin yüzeyinde görülen tabaka, müsilaj olarak bahsedilen yapının en son hali. Üretim yalnızca suyun üst kısmında olmuyor. Denizin dibinde de müsilaj üretimi devam etmekte. Müsilaj denizdeki canlı yaşamların ilk basamağı olan fitoplankton grupların, mikro alglerin, denizde yaşayan gözle görünemeyecek kadar küçük olan mikroskobik bitkiciklerin aşırı çoğalması sonucu deniz ortamına bıraktıkları salgıya denilmekte.

Neden Mikro Algler Fazlaca Çoğalıp Müsilaj Salgılar?
Deniz şartlarında meydana gelen bazı anormal durumlarda mikro algler hızlıca çoğalıyor. Aslında oluşan anormal durumları dengelemeye çalışmak için hızlıca çoğalıyorlar. Hızlı çoğalmaya bağlı stres ortamlarında kendilerini korumak adına salgı salgılıyorlar, Bu salgının üzerine bakteri ve mikro organizmalar hemen yuvalanıp onlarca metre uzunluğunda müsilaj ortaya çıkıyor. Kıyı kesimlerin üst kısımlarında 10 cm kadar müsilaj tabakalarına rastlanılmış, bu tabakalar deniz ile atmosfer arasındaki iletişimi keserek oksijen almasını engelliyor. Bunun yanı sıra deniz suyu sıcaklığının artışını da hızlandırıyor. Müsilaj öncesi Marmara denizinde 3 ile 5 metre kadar derinliğe sahip kısımlar net bir şekilde berrak olarak gözlemlenebilmekteyken yapılan son dalışlarda görüş mesafesinin yarım metreye kadar düştüğü aktarılmakta. Sarı ve kahverengi süngerler, anemonlar, pinalar, istiridye, midye, deniz patlıcanı, balık yavruları, deniz kabukluları her birinin zarar gördüğü ve öldükleri raporlanmakta.

Neden Marmara Denizinde Bu Kadar Fazla Görülüyor?
Deniz salyasının meydana gelebilmesi için 3 etkili faktörün bir arada olması gerekiyor. Marmara denizinde bu 3 faktör bir araya gelmiş durumda. Nedir bu etkiler?
1) Sıcaklığın ortalama sıcaklıktan yüksek olması gerekiyor.
2) Deniz sirkülasyonlarının olağan seyrinden daha az olması
3) Denizdeki azot- fosfor yükünün çok yüksek olması gerekiyor.
Marmara Denizi’nin sıcaklığı son 40 yılın ortalama sıcaklık değerlerinden 2-3 derece daha sıcak durumda. Marmara; Karadeniz, Ege, Akdeniz gibi açık değil yapısı itibari ile durağan bir deniz. Diğer denizlerden farklı olarak orijinal yapısı gereği müsilaj oluşumuna yatkın. Küresel ısınmanın etkisi ile sıcaklık etkisi de kendini gösteriyor. Azot-fosfor yükünün artmasında, Marmara Denizi’nin çevresinde yaşayan nüfus yoğunluğunun etkisi azımsanmayacak kadar büyük. Marmara Denizi etrafında 25 milyon civarında insan nüfusu, Türkiye endüstrisinin yarısı denilebilecek sanayileşme, evsel ve endüstriyel atıkların düzgün arıtılmadan hatta bazen doğrudan denize dökülmesi azot-fosfor yükünü olağan dışı artmasına neden oluyor. Denizde bulunan fitoplanktonlar bu azotu tüketmek için hızlıca çoğalmaya çalışıyor. Bunu yaparken çoğalmanın hızlıca olması müsilajı doğuruyor. Müsilaj kendiliğinden ortaya çıkmadı bizim yanlış atık yönetimimizin de etkisi büyük. Marmara Belediyeler Birliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın konu ile ilgili yapılan toplantıda söylediği gibi Marmara’yı foseptik olarak kullanmışız.

Müsilaj Hangi Sektörleri Etkiler?
En çok etkilenen sektörler balıkçılık. Balıkçılığın yanı sıra yaz aylarının gelmesiyle de yoğunluğunu artıracak olan turizm sektörünü de olumsuz olarak etkileyecek. Marmara Denizi ticari bir su yolu olması sebebiyle ticari gemilere zarar verebilir. Marmara etrafında kuru olan sanayi ve fabrikalar denizden çektikleri suyu soğutma suyu olarak kullanmakta, bu sebeple soğutma sistemlerinden arıtma sistemlerine kadar büyük bir kısmı etkileyerek zarar verebilir. Ciddi bakım maliyetleri ortaya çıkabilir. Müsilajın kendisi bir organik madde. Acaba müsilaj ile beslenen canlı bir bakteri salınsa müsilajın azalmasına yardımcı olunabilir mi? Ama bu krizin çözümünde en kolay ve yapılabilir olan çözüm Marmara Denizi’nin atık yükünü azaltmak. Bunun dışında daha etkili bir atık yönetimi, sanayi atıklarının ileri derecede arıtılarak denize verilmesi gerekmekte. Denizin Azot- fosfor yükünün azalması gerekiyor.
Milyonlarca yılda oturmuş bir sistemi, bir anda bozmak ya da sihirli bir değnek kullanıyormuş gibi birden bire eski haline çevirmek ne kadar mümkün olabilir. Kararımız Marmara Denizi’nin yaşamasından yana olmalı diye düşünüyorum. Marmara nefes almalı, büyük olan sorunu düzeltmeye kendi etki alanımıza ulaşarak başlayabiliriz. Bilimle kalın hoşçakalın…
Tuğrul ÖZTÜRK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu